İSTANBUL ADALAR

İSTANBUL ADALAR
Sabah 7  ido feribotu ile yola çıktık. Yaklaşık 1saat 45 dk sonra orada olacaktık. 9 gibi de adalar vapuru kalkacaktı. Bazen dakikaların saniyelerin kıymeti vardır yolculuklarda. Çünkü adalar vapuruna yetişmemiz gerekiyordu. Ama Allah’tan iki dakika ile yakalamayı başardık. O koşturma çok eğlenceliydi.  Bilet almamızı beklediler görevliler sağolsunlar.

 

İki saate yakın sürdü Büyükada’ya ulaşmak.Daha sonra Ayayorgi kilisesinin bulunduğu tepeye nasıl gidelim diye düşündük.Giderken yürüyerek çıktık.Aşağıda kızım yollara serilmiş durumda.O gün abartısız 10-12 km fazla yürümüşüzdür.Daha bu günün başı daha.

 

Sonunda tepeye ulaştık. Bu seferde Fayton ile aşağı indik. Ama size tavsiyem bizim yaptığımızın tersini yapın. Nedeni fayton malum frenleri çok olmayan atlara emanet bir araç.       Peki yokuşlarda peki ne oluyor.  Benim kalp atışlarım tavan yapıyor.  Bilsem yürüyerek de inerdim.

Merkezde gezinti yaptıktan sonra fazla durmamızın mantığı yoktu. Bitirmiştik Büyükada’yı. Bisikletle de gezmediğimize göre geri dönelim dedik.  ŞEHİR HATLARI saatine daha çok vardı. Yan tarafta bulunan DENTUR a ait vapurla geri döndük. Fiyat ve saatleri için bakabilirsiniz. Bomboştu. Şehir hatlarının fiyatı uygun olduğu için çok doluydu.                             Rahat rahat ve kısa sürede geldik Kabataşa.

Bomboş değil mi?  Rahat rahat yolculuk yaptık.

Bu arada bizim gittiğimiz tarih 8 Haziran 2013.Yani Gezi eylemlerinin yapıldığı tarihler. Burasıda Dolmabahçe sarayının önü. Bu çaktırmadan çektiğim fotoğraf. Beşiktaşta çekmeye çalışmıştım. İzin vermedi amirleri. O gün çok tedirgin olmuştum. Adım başı polis robokoplar. Beşiktaş ta abartısız 10 metrede bir polis.  Emir alıyorlar haydi rap rap bir yere doğru yürümeye başlıyorlar.  İki çocuk yanımda olduğu için çok tedirgindim.

Taksi ile Nişantaşına çıkalım dedik.Ama taksiciler barikatların olduğunu yürüyerek çıkmamızın daha mantıklı olduğunu söyledi. Yine tabana kuvvet Maçka parkının içinden Nişantaşına çıktık.Orayıda arşınladıktan sonra yürüyerek Beşiktaşa indik.Tabi yol boyunca polislerle beraber.

Beşiktaşta Rumeli hisarı otobüsüne bindik.Rumeli Hisarının önünde inerek geriye doğru yürümeye başladık.

Bebek’e kadar geldik. Orda meşhur Bebek parkı var. Ünlülerin çocuklarını getirdiği park. Bildiğiniz mahalle aralarında olan park.  Ama orayı neden mesken tuttuklarını anlayamadım. İki salıncak kaydırak sadece.

Bebek’ten taksiye binip Ortaköy’e geldik. Taksi 10 lira tuttu. Çok yakın mesafeler daha ekonomik oluyor taksi ile gitmek. Beşiktaş Rumeli Hisarı için otobüs daha ekonomik çünkü mesafe uzak.

Ortaköy’de kumpir yemeden sakın dönmeyin. Waffle da yiyebilirsiniz. Ama belirteyim kumpirden sonra yiyecek yeriniz kalmadığı için waffle için mide de boşluk bırakmayı unutmayın.

31 AGUSTOS MODA SAHİLİ

Canım arkadaşımı da çocuklu gezgin yapmakta kararlıyım. Onunla da ayrı bir İstanbul turu yaptık. Yine ido ile geldik. Bu sefer Kadıköy’de indik. Moda sahilini özlemiştim. Moda’ya kadar sabah saatlerinde baya uzunca yol yürüdük. Orda kahvaltımızı yaptıktan sonra  Kadıköy merkeze geri döndük.

Meşhur Boğa heykelinde fotoğraf çekilmeden olur mu?

Kadıköy’den Eminönü’ne vapur ile geçtik.

Sonra HAFIZ MUSTAFA 1864 tatlıcısına girdik. Mükemmel ötesi tatlıları var. Tavsiye ederim.

Sonra ver elini MISIR ÇARŞISI

 

Daha sonra KAPALI ÇARŞI

 

 

Mahmutpaşa alışverişin kalbi olarak bilinir. Çok kalabalık bir çarşı. Ucuz diye bilinir. Ama ben bizim Bursa kapalı çarşıdan farkını pek göremedim. Çok kaliteli mallarada rastlayamadım.

Yukarı doğru yürüdüğünüz zaman Beyazıt meydanında kendinizi bulacaksınız. Ordan da kısa mesafede hemen Sultan Ahmet Meydanına ulaşabilirsiniz.

Yukarıda gördüğünüzde ÇEMBERLİTAŞ

Sultan Ahmet Meydanı her daim canlıdır. Bizim gittiğimizde de Kore günleri festivali vardı. Öğrencilerim koyu Kore fanı oldukları için ilgiyle gezdim.  Değişik yemek kültürleri olduğu kesin.

 

 

 

SULTAN AHMET MEYDANINDA DİKİLİ TAŞ

 

 

 

SULTAN AHMET CAMİİ  3 boyutlu olarak seyredebilirseniz tıkladığınız zaman.

AYASOFYA MÜZESİ (Camisi diyecektim tam ama müzekartla girdiğimiz hatırladım bir an yani şimdilik müze)

 

Ben bir ceviz ağacıyım GÜLHANE PARKINDA şarkısını kulaklarımda duyar gibi oluyorum.Burası benim çocukluğumun mekanı.Annem de öğretmen.Onun hizmet içi seminerleri olurdu.Bizde seminerden arta kalan zamanlarda gezerdik.Benim gezgin ruhumun temelleri çocukken atıldı.Yolu annem şaşırırdı.Daha çocuk yaşta anne orası yanlış yol burdan derdim ve doğru çıkardı.Allah a bin şükür ediyorum.Allah bana yön kabiliyeti verdiği için.Bunun bir yetenek olduğunu otaparkta kaybolan arkadaşımı gördükten sonra karar verdim.

Gülhane Parkı benim çocukluğumda çok daha güzeldi.Fuar havası eserdi.Şimdi ise sessiz sakin bir yeşil ortam.Ruhu gitmiş sanki.Ama yinede çok güzel.

 

Ortaköy de yapılması gereken en güzel şey kumpir ve waffle yemek olduğunu söylemiştim.Her gittiğimizde büyük zevk alıyoruz bu ortamdan.Yüzük ve kolye hastası olarak çoğu takımı burdan aldım.Fiyatlar çok değişken o yüzden çok gezip fiyat sormanızı tavsiye ediyorum.kızımda arabadan firar etmek için hazırlanıyor.

 

Sabah saatlerinde indiğimiz Kadıköy sahili ve arkada Yanan Haydarpaşa tren istasyonu.Filmlerde bavulunu kapan orda soluğu alıyordu.Yine benim çocukluğumdan hep orası iz yapmıştır.Annem Cerrahpaşa da ameliyat olduğu için buraya trenle gelirdik.Şimdi ise güzel anılar biriktiriyorum.
İNSANIN SEVDİĞİ DOSTLARI VE ÇOCUKLARIYLA GEZMESİ KADAR GÜZEL BİR DUYGU YOK DÜNYADA İNSANIN YÜZÜNEDE YANSIYOR TABİKİ

Kuşlar gibi özgür olmak istiyorum.Kimseye hesap vermeden maviliklere açılmak……

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir