Category Archives: EGE

ÇEŞME ALAÇATI

ÇEŞME
Muhteşem doğal güzelliği ile mutlaka gelinip görülmesi gereken bir kent.
Otoban sayesinde 1 saatte İzmirden gelebiliyorsunuz. Biz kurban bayramı tatilini geçirmek için geldik 2013 yılında. Otel ihtiyacımızı da booking.com dan bakarak hallettik.            Hergün bir koy gezdik.   Sezon zamanı olmadığı için sokaklar bomboştu.  Bu da insana daha rahat hareket imkanı tanıyor.
Çeşme Marina

BODRUM

BODRUM.

  Gece hayatı ayrı gündüzü farklı.  Ama beni yat turları hariç çok çektiği söylenemez.  Ben doğa düşkünü olarak bana taş yığını geliyor.                                                                                             15 sene öncede gittim.  Ben ki gezilmedik sokak bırakmayan kişi bana çekilmez bir yer geldi.
Ama yat turları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Denizin maviliği süper. Ama Fethiye’yi yada Gökova’yı tercih ederim. Deniz ve yeşillik ikisi bir arada.

İZMİR ASANSÖR ALSANCAK

İZMİR ASANSÖR

Asansör, İzmir’de bulunan tarihsel bir yapıdır.

Biri diğerinden 58m. yüksekte olan Mithatpaşa Caddesi ile, Halilrıfatpaşa
Caddesi’
nin arasında işleyen iki asansörü barındıran asansör kulesidir. 1907
yılında Musevi işadamı “Nesim Levi” tarafından yaptırılan asansör,
birinden diğerine 155 basamakla ulaşılan iki semt arasında hızlı ve kolay
ulaşım sağlama amacıyla yaptırılmıştır. Günümüzde İzmir Büyükşehir Belediyesi
tarafından eğlence, kültür ve dinlence mekanı olarak kullanılır; kentin önemli
bir turistik durağıdır Asansöre, halk arasında “Asansör Çıkmaz Sokağı
olarak bilinen, resmi adı “Dario Moreno” olan sokaktan ulaşılmaktadır.
Kule, taş olan iki bölümden sonra tuğla olarak yükselir. Yapının Halilrıfatpaşa
Caddesi’ne ulaştığı yerde demir konsollar üzerinde taşınan ahşap bir balkon
bulunur. Bu balkondan İzmir şehri kuşbakışı izlenebilmektedir.

İZMİR TELEFERİK

İZMİR TELEFERİK
İzmirlilerin, Balçova’ya her 10 dakikada bir kalkan belediye otobüsleri ile günün her saatinde ulaşabilecekleri bir piknik alanı. Teleferik ile üç dakika süren ve enfes bir İzmir manzarasının eşlik ettiği yolculuk ile tepedeki tesislere ulaşılır.
Dileyen et marketten alışveriş yapıp kendin pişir-kendin ye bölümünden yararlanabilir, isteyen de restoranlarda yemeğini yiyebilir. Temiz havada, İzmir manzarasına hakim dinlenme tesislerinde ailenizle birlikte piknik yapabilirsiniz

Altta İzmir Ekonomi Üniversitesi bulunmakta.

 

Teleferikten tüm İzmir’i seyredebilirsiniz.

Tabi şimdi birden fotoğrafa bakınca yaşadığım Bursa’ya göre yeşil hiç gözükmüyor.Bursa da son yıllarda beton yığını olsada yinede yeşil.

Sadece İnciraltı tarafı yeşillik.Onun dışında maalesef.

 

Teleferikten inilince pek gezilecek yer yok.Küçük bir alanı var.Ama en azından burda ağaç görebiliyoruz.

 

 

İnciraltı üniversite gençlerinin takıldığı cafelerle dolu.Bir de Özdilek yapıldı.Arkada gördüğünüz binada bir otel.

 

 

 

 

ŞİRİNCE SELÇUK EFES

 ŞİRİNCE

Özgün adı olan Kırkınca’nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilir. Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet’in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik’in talimatıyla Şirince şeklinde resmîleştirilmiştir.
19. yüzyılda, özellikle ihracata yönelik incir üretimiyle ünlü, 1.800 haneli bir Rum kasabasıydı. 1923’te Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sonucu Rumların ayrılmasıyla (çoğu Katerini’nin NeA Efesos köyüne yerleşmiştir), Kavala’nın Müştiyan (Moustheni) ve Somokol(Domatia köylerinden gelen mübadillerle iskân edilmiştir. Mahalle içinde harap durumda olan iki Rum kilisesi bulunmaktadır

Şirince’ye sabah saatlerinde geldik.Tabi bütün gece yolda olduğumuz için yorgun halimle kahvaltıyı bekliyoruz.Köy kahvaltısı geldi.kahvaltı güzeldi ama çay için aynı şeyi söylemeyeceğim.Çay tiryakisi olarak hiç güzel değildi.Kahvaltı yaptığımız yeri tabi o zamanlar blog düşüncesi olmadığı için not etmemiştim.Ama resimden anlaşılır.kalipera pasiyonun karşısıymış:)

 

Şirince deyince şarap evleri akla gelir.Herkese ikram ediyorlar.Biz hariç.

 

Burada dizi çekimleri yapılmıştı.Müze olarakda gezebiliyorsunuz. ARTEMİS RESTAURANT ulaşabilirsiniz.

 

Dar sokakları ve hediyelik eşya bulabileceğiniz çok mekan var.

MERYEM ANA EVİ  SELÇUK
Meryem Ana Evi, İzmir Selçuk’taki Bülbüldağı’nda İsa’nın annesi Meryem’in son yıllarını St. Jean (Yuhanna) ile birlikte geçirdiğine inanılan kilise. Hıristiyanlar için hac yeridir.
Meryem’in mezarının da Bülbüldağı’nda olduğu düşünülür.
Efes antik kentin üst kapısının yanından geçilerek çıkılan Meryem Ana ören yerinde, Küçük bir Bizans Kilisesi bulunmaktadır. Burada İsa Peygamber’in annesi Meryem’in yaşadığına ve öldüğüne inanılır. Hristiyanlar yanında Müslümanlarca da kutsal sayılır ve ziyaret edilir, hastalara şifa aranır, adaklar adanır. Kilise’nin Meryem Ana adını alması 431 yılında Efes’te toplanan Ekümenik Meclisin Meryem’in İsa’yı Tanrı’nın oğlu olarak doğurduğuna karar vermesi ile de bağlı olabilir

Sabah erkenden Meryem Anaya ulaştığımız için kızım uykudaydı hala.

 

 

 

Burdaki sıra ne peki.Bizim milletimiz dileklere hurafelere çok inanırya.Bu çeşmelerden hangisinden su içersen ona göre dileklerin kabul olurmuş.Bölgeyi gezdiren rehberler tarafından turistleri eğlendirmek için bu üç çeşmeye atfedilen aşk-sağlık-zenginlik ya da zekâ-hikmet-başarı gibi simgesel nitelikler sadece birer espridir. Sürekli yinelenen bir diğer davranış da çeşmelerin etrafındaki sarmaşıklara ya da ağaçlara adak niyetine bez bağlanmasıdır. Ama, maalesef bu davranış, çevreye ve ekolojik dengeye aykırı bir harekettir.

 

Burasının vaftiz çukuru olduğunu söylemişlerdi ama su sarnıcı imiş.

MERYEM ANA ya girmenizle çıkmanız bir oluyor.Girerken biraz sıra olabiliyor.

 

 

 

EFES
 Efes  Anadolu’nun batı kıyısında, bugünkü İzmir  ilinin Selçuk ilçesi sınırları içerisinde bulunan, daha sonra önemli bir Roma kenti olan antik bir Yunan kentiydi. Klasik Yunan döneminde İyonya‘nın on iki şehrinden biriydi. Kuruluşu Cilalı Taş Devri MÖ 6000 yıllarına dayanır.

 

Celsius Kütüphanesi

Roma dönemi yapılarının en güzellerinden birisi olan yapı hem kütüphane, hem de mezar anıtı görevini üstlenmiştir. 106 yılında Efes valisi olan Celsius ölünce, oğlu kütüphaneyi babasının adına mezar anıtı olarak yaptırmıştır. Celsius’un lahdi kütüphanenin batı duvarı altındadır. Cephesi 1970-1980 yılları arasında restore edilmiştir. Kütüphanede kitap ruloları, duvarlardaki nişlerde saklanıyordu.

Efeste benim dikkatimi çeken toplu tuvaletlerin olması.Bu roma döneminde İnsanlar sosyalleşmek için tuvaletleri kullanırlarmış.Yanyana olmaları da bunu kanıtlıyor.Rehberimizin anlattığı altında bir akarsu bulunduğu ve öndeki ince oyuktan su geldiği idi.O su sayesinde taharetleniyorlarmış.Diyebilirsiniz ki bunun neyi ilginç.1700 lü yıllarda yapılan Versay sarayında wc yok.Ama M:Ö yapılan bir yerde WC var.Ve kanalizasyon sistemine kadar hemde.Buda o dönemde ne kadar gelişmiş olduklarını gösteriyor.Ayrıca Hamamlarıda var.

 

ADALAND KUŞADASI

ADALAND KUŞADASI

ADALAND KUŞADASI
Ege-Akdeniz turunun uğrak yerinden Efes mi  Adaland mı diye tercih yaptırdılar.Efesi daha önce gördüğümüz için bu seferde burayı bir görelim dedik.Ancak size tavsiye edermiyim.KESİNLİKLE HAYIR.Çünkü içerdeki insan sayısı kaçtı bilmiyorum.O kadar insan aynı havuzlarda mikrop yuvası gibi geliyor bana.Hadi kaydıraklardan kayalım dedik.Başı neresi nerden suya düşeceksin belli değil.2 çocukla bu imkansızdı.Sadece çocuklar havuza girdi.Havuza girmek içinde buraya gelinmez.Bazen o kadar büyük olması dezavantaj.Kuyrukları söylememe bile gerek yok.Yarım saat sıra bekle.O kadar merdiven çık.Eğlencemi eziyetmi belli değil.Tabi  bu benim fikrim.Benki bu tür kaydıraklara bayılırım.Side de gittiğimiz otelde bol bol kaymıştım.Ama bu ciddden eziyet.Size iyi eğlenceler giderseniz.

 

Bu insanlar ne yapıyor Gangnam style oynuyorlar.Su fıskiyelerinin altında.

 

 

Karşıdaki kuleye merdivenle çıkıp sonra nereye düşeceğimizi bilemediğimiz için hiç vakit kaybetmeyelim dedik.