IHLARA VADİSİ

IHLARA VADİSİ
Aksaray’a 40 km uzaklıktadır.
Ihlara Vadisi, Hasandağı’volkanından püskürtülen lavların akarsu aşındırması sonucunda oluşan cemal şekilli bir vadidir. Melendiz çayı, milyonlarca yıllık bir sürecin sonunda, 14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan kanyon görünümlü bu vadiyi meydana getirmiştir. Bu çatlaklardan yol bulan kanyonun bugünkü halini almasını sağlayan Melendiz çayına ilk çağlarda Kapadokya ırmağı anlamına gelen “Potamus Kapadukus” denilmekteydi.

IMG_0362

 

IMG_0367

 

IHLARA VADİSİ

14 km uzunluğunda ki vadi Ihlara’dan başlar, Selime’de son bulur. Vadinin yüksekliği yer yer 100 –150 m dir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar ve kiliseler bulunmaktadır. Ihlara vadisi’nde kiliselerdeki süslemeler 6. yüzyılda başlayarak 13. yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir.
Bazı barınaklar ve kiliseler yeraltı şehirlerinde olduğu gibi birbirine tünellerle bağlantılıdır.

  • Ağaçaltı Kilisesi
  • Pürenliseki Kilisesi
  • Kokar Kilise
  • Yılanlı Kilise
  • Aziz George (Kırkdamaltı) Kilisesi
  • Sümbüllü Kilise
  • Ihlara Vadisi

 

Ihlara Vadisi aynı zamanda plato.Çünkü akarsular tarafından yarılmış yüksek düzlüklere plato denir.Görüldüğü üzre akarsuyun aşındırdı yerler ve yüksek düzlükte görülmekte.

Yeraltı şehri, Kapadokya bölgesinin en ilginç kültürel zenginliklerinden biri olan çeşitli büyüklükteki yeraltı yerleşimleri 150-200 civarındadır. Ancak 25.000 km² bir alanı kaplayan Kapadokya bölgesinin bütün kasaba ve köylerinde büyüklü ve küçüklü kaya yerleşimi bulunduğundan bu sayı daha da artabilir. Bu kaya yerleşimlerinin büyük bir kısmı yumuşak volkanik tüfün aşağıya doğru derinlemesine oyulmasıyla inşa edilmişlerdir.

Kapadokya Bölgesi, geçmişte sık sık çeşitli saldırılara maruz kaldığından, bu şehirlerin yapılış amacı, daha çok tehlike anında halkın geçici olarak sığınmasını sağlamaktır.

UÇ HİSAR
Kalesiyle ünlü olan Uçhisar’da zamanında Hristiyanların yaşadığı bilinmektedir. Kale içinde bilinmeyen gizli yollarla saklanma amaçlı kullanılmıştır. Kalenin en üstünde 3 tane mezar bulunmaktadır.

UÇ HİSARın balondan görünüşü.Kapadokya volkanik araziden oluştuğu için her yer tüflerle kaplı.

 

Yeraltı şehrine iki kere girdim ama bir daha girebilirmiyim bilmiyorum.Çünkü bazı yerierinde eğilip tek sıra halinde aşağı indiğimiz tüneller vardı.Geri dönmeye kalksan dönemeyecek darlıkta.Tek şerit gidiş var.O zaman ilk olduğu için önemsememiştim ama şimdi girebilirmiyim bilmem.Ama şu varki.Benim burun problemimden dolayı neffes alamam normalde.Buna rağmen havalandırma sistemini süper yapmışlar çok rahat nefes alabildim.Birde bunu fiii tarihte yapmış olmaları insanı daha çok etkiliyor.

Uçsuz bucaksız her yer tüf.Buda KAPADOKYA’YI  Kapodokya yapan sebep. Onlar olmasaydı bu güzel şekiller ortaya çıkmazdı.

Peribacalarını oluşturan altta tüf  kolay aşınan kayaç üstünde Bazalt türü zor aşınan kayaç bulunmasından dolayı altlar aşınıyor üstler kalıyor.Buda şapka gibi duran yerşekli ortaya çıkarıyor.Tabi dışkuvvetler etkisini sürdürmeye devam ettiği için uzun yıllar sonra bunlardan eser kalacağını zannetmiyorum.

KONYA MEVLANA MÜZESİ

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir