GEZGİN İNSANLARA KARŞI KİŞİLERİN DÜŞÜNCELERİ

20150728_134015

GEZGİN İNSANLARA KARŞI KİŞİLERİN DÜŞÜNCELERİ

Ben küçüklüğümden beri gezmeyi çok  severim. Daha önce bir yazımda  da belirtmiştim gezmek genlerimde var diye. Buradan okuyabilirsiniz. Daha ilk okulda annemin rahatsızlığından dolayı  Kütahya ‘dan Istanbul’a Cerrahpaşa  Tıp  Fakültesi’ne giderdik. Annemin adresi bulurken yanıldığı yerlerde ben doğru  yolu bulmasına  yardım  ederdim. Allah benim içime  o yıllarda  vermiş  bu tutkuyu. Yalnız  ben diğer  gezginler gibi değilim  ve olamamda. Buna şartlarım malesef müsait değil. Hadi iki gün  tatil var toplanın gidiyoruz diyecek lüksüm yok. Kızların  okulları  var ve dersane ,okul derken hafta sonları resmen servis çekiyorum. Olduğum yerrebağlanmak  zorundayız.  Ucuz bilet buldum bu hafta sonu Paris’e gittim diyemem.

IMG_4724

Adriyatik Denizi’ni geçerken manzaraya karşı dinleniyoruz.

Benim burdan Istanbul’a gitmem bile hem zaman alır hem masraflı olur.Herkes beni zannediyor ki 7-24 365 gün  geziyor zannediyor ve ne gezdin be deyip laf sokmalar başlıyor.  Ben bu tepkilerden artık  sıkıldım ve bu yazıyı  yazmaya karar verdim. Ben sadece yazın  eşimin  izni kadar gezebiliyorum birde ailemin yanına  Antalya’ya gittigim zaman yakın  yerlere gitmeye çalışıyorum. Ona rağmen ilk defa Adrasan’a 2015 yazında  gidebildim. Evet diğer  insanlara göre  çok  geziyorum ama diğer  gezginlerin yanında  kapı  dışarı  çıkmamış  gibi geliyorum. Ayrıca  benim  çok  param yok. Parayı  saçacak yer aramiyorum gezerek. Evet çok  geziyorum bunu da tasarruf  yapmaya çalışarak  gerçekleştiriyorum. Evime temizlikçi almiyorum kendim temizliyorum. Ona verecegim 120 lirayı bir kenara koyup sonra gezerken çatır çatır yemeyi tercih ediyorum. Sizler rahatınızı düşünürken ben harıl harıl iş yapıyorum.

IMG_3678

Paris Sokaklarını adım adım dolaşırken. Bebek arabası ve sırt çantalarımızla.

Gezmek gerçekten  ciddi paralar istiyor. Kim ne derse desin. Parasız  sizi kimse otobüse  bindirmiyor, otelde konaklatmıyor. Ama gitmek için nelerden fedakarlık yapıyor ve bu parayı biriktirmeye çalışıyor bu görünmüyor tabiki. Bana bazen soruyorlar Paris’te  Ladure denilen ünlü  pastane var orda pasta yedin mi şurda  antrikot yedin mi diye? Türkiye’de kaç  kere antrikot yedimki gidip Paris’te  yiyeyim. Evet  Şanzelize, Eyfel Kulesi’ne gittim. Şanzelize’de  yemek de yedim.Orda aç  kalmadim sonuçta  yedim.Gelen yorum karşısında şunu da belirtmek istiyorum. Uzun soluklu  bir tura çıktığınızda artık  sizin için  önemli  olan karnınızın doyması oluyor. Arkadaşım bizimle aynı gün Paris’teydi ve soğan çorbası içmiş  hatta içememiş :) 30 euro verdiğini ve aç  kaldığını söyledi. Ben iştahlı bir insan olarak açıkçası bilmediğim  tatlara pek açık  değilim. Türkiye ‘de de bazen hep aynı  şeyleri sipariş ederiz. Çünkü bir kaç  kez hadi bu sefer  şunu deneyeyim dedim baktım aç kaldım. Gerek yok ben bildiğim tadı tercih ediyorum. Yediğin değil  gezdiğin önemlidir.  O yüzden  yediğin içtiğin senin olsun  bize gezdiğin  yerleri anlat diye boşuna  dememiş kim dediyse :) Oraya gidesiye kadar zaten yüklü bir meblağ harcamışsındır.

IMG_2450

Budapeşte ‘de Türk Restaurant’ına gideceğimizi duyunca ne kadar sevindiğimi anlatamam. Bildiğim yiyebildiğim yiyecekler sonuçta.

Yurtdışında bu lezzetleri bulmak gerçekten bir nimet. Bu senede burayı bulup tekrar giderim inşallah.

Yurtdışında bu lezzetleri bulmak gerçekten bir nimet. Bu senede burayı bulup tekrar giderim inşallah.

IMG_0207

Coğrafya Öğretmeni olduysan gezip yerinde gözlem yapman lazım değil mi?

Hayat sana güzel ohh. Sana da güzel olsun. Senin bakış açın farklıysa ben ne yapabilirim.  Bu arada şunu söyleyenler de çok. İşin gücün gezmek. Evet benim işim Coğrafya Öğretmenliği ve gezerek öğrencilerime daha yararlı olacağına inanıyorum sonuçta. Gezip görmeden oranın havasını solumadan nasıl orayı anlatabilirsin? Eşim 40 yaşından sonra sayemde Kapadokya’yı gördü ve hayran kaldı. Ülkemizde ne güzellikler yaratmış Allah’da bizim haberimiz yokmuş dedi.

Prag'da alışveriş yaparken kendimi kaybettiğim doğrudur  :)

Prag’da alışveriş yaparken kendimi kaybettiğim doğrudur :)

Ayrıca ben artık insanlarla uğraşmak istemiyorum ve kendimi böyle meşgul ediyorum. Ben hassas bir insanım ve insanları kafaya takmamak için en güzel yolu seçtiğime inanıyorum. Gezerek Allah’ın yarattığı güzellikleri görüp tefekkür etmeyi tercih ediyorum. Başka medeniyetleri tanıyıp kendime yararlı olan şeyleri hayatıma uyarlamaya çalışıyorum. Bu yazdıklarım son günlerde yaşadığım olaylar sonucu ortaya çıkan bir yazıdır.

Eminim ki bütün  gezen kişilere insanlar hep iğneleyici laflar söylüyordur. Bunu neden yapıyorlar  başta  söyleyeyim.  Çekemedikleri için.  İmkanı olupta gezmeyen çok  insan var. Onların  ilgi alanına  girmiyor olabilir ama bu size laf söyleme  hakkını  vermez. Sen nasıl  yapıyorsun, nasıl yetişiyorsun diyorlar. Yetiştiğim kadar yetişiyorum. Bu arada nereye yetişiyorum. Otobüse mi trene mi? Anlamış değilim nereye!!!! Artı  dediğim  gibi  ben yılın  sadece 10-15 günü  hadi catlasin 25 gün  diyelim  evden uzaktayim. 15 tatilde  bile bir yere gitmedim. Ama insanın adı çıkacağına canı çıksın diye boşuna dememişler.Evde otururken ben kimseye laf sokmadim. Siz  gezdiniz ben evde oturdum demedim.

IMG_3909

Paris’te çok güzel bir kare yakaladım. Soldaki çocuklar ikiz ve bizim turdaydı. Kızımla aynı yaşta 2009’lular. Karşıdan turstler geliyor. Soldakide eşim. Çocuk gezmeye engel değil anlayacağınız.

Ayrıca  gezerken ben kaç  valiz geziyorum hammallik yapıyorum  bunları  gören  yok tabi. Kollarım kas yaptı resmen :) .Özellikle  Ege-Akdeniz turunda 4 kişinin  havlusu terliği mayosu derken kollarımız kopmuştu. Bu yaz Avrupa turunda enleri seçmişler ve eşimi  bebek arabası ittigi için  Herkül seçmişler. Tabi siz Aysbergin görünen  yüzünü  görüyorsunuz. 4 kişi  gezdiğimiz için  herşey  4 tane olunca yük  artıyor  tabiki.  Zamanla en aza indirmeyi  öğrenicez tabiki. Birde rica ediyorum  artık  bana çocuklarla mı  gidiyorsun  lafını  bir daha sormayın. Evet çocuklarla. Hasta olunca bile bırakacak yerin yoksa gezerken bırakacak hiç yerin yoktur. Bırakacak  yerin yoksa, olsa bile doğurduysam taşınmasını da bilmeliyim ve onlar bana ağır  gelmemeli. Bu martta seyretmissinizdir. 4 çocukla  eski bir arabayla Dünya’yı gezen aileyi. Çocuklar  yolda doğmuşlar ve çok mutlular.

Birde ben çok  fotoğraf  çekiyorum  diye bile insanların  gözüne  batıyorum. Yurtdışındaki tuvaletler üzerine  yazı  yazayım  dedim gitmeden ve onun için  fotoğraf  çekerken  bunuda mı  çekiyorsun gibi tepkiler aldım.  Wcler üzerine  yazımda neden çektiğimi de burada okuyabilirsiniz. Benim anlayamadığım fotoğraf  çekmem onları  neden ilgilendiriyor. Bu sadece bir turda olmadı. Çek  çek  onuda çek  diyerek güya  laf sokuyorlar. Sizin için  dağ  taş  gibi gördüğünüz  bir yapı  benim için  bir ķolüvyal, birikinti konisi, kırgıbayır olabilir. Bende onları  öğrencilerime  göstermek  için  çekiyorumdur. Avrupa turunun en son günü  geçen  sene mavi dolunay vardı  ve ben onu çekmeye  çalışıyordum  ve tabi karanlık  olduğu  için  iyi çıkmadı. Bunu da mı  çekiyorsun dediler. Artık  patladım ve otu da …. da çekiyorum  dedim. Lütfen  başkalarının  işine  karışmayın ne istersem onu yaparım.

Biz çocuklarımızı  çok  şımartıyoruz. Herşeyleri dört  dörtlük  olsun  istiyoruz. Bugün  duydum şaşırdım. Vıp olmazsa yolculuk yapmayan evlatlar varmış. Bunu duyunca gerçekten  şaşırdım. Çocuklarımıza  her şeyi  altın  tepside sunuyoruz ondan sonra en ufak aksilik olunca  çocuklar  depresyonda. Yazıktır yapmayın  bunu  evlatlarınıza. Her zaman aynı  standartlarda yaşatamayabilirsiniz. Yolda her türlü  ortam karşınıza  çıkabilir.  Bu yazdıklarım birikim sonucu oluşan  bir patlama sayabilirsiniz. Katılırsınız ya da katılmazsınız bunlar benim fikirlerim. Yorumlarınızı bekliyorum. Daha fazla kişinin okuması için paylaşırsanız sevinirim.

 

8 Responses to GEZGİN İNSANLARA KARŞI KİŞİLERİN DÜŞÜNCELERİ

  1. DY diyor ki:

    Yazınızın ana fikrine tamamen katılıyorum. Ben de küçüklükten beri gezmeyi çok severim, ve benim için bir tutkudur ama yakınım olan kişiler ailemden de özellikle annem, gezdiğim zamanlar beni sanki çok büyük bir suç işlemişim gibi eleştirmeyi çok sever. “Yine mi bir yere gittin?” “Gezmelere doyamadın”, “Şuradan ekmek al desek gitmezsin ama yurtiçi …./yurtdışı….. deyince taşımadığın domates torbalarından 5 kat ağır bavul taşıyorsun” vs. vs. vs. gibi suçlamalarında gerçeklik payı olmayan ithamlarla karşılaşıyorum. Türkiye’de bunları tek benim yaşamadığımı da biliyorum. Bunu niye yaşadığımızı düşününce aklıma tek mantıklı cevap şu geliyor: Türkiye’deki insanlar risk almamak yenilikten korkmak üzerine yetiştiriliyorlar. Yeni demek tükaka; bu sebeple de başkalarının kendi kozalarından çıkıp dünyayı çevresini keşfetmek istemeleri tamamen ters tepki ile karşılanıyor. Fakat affınıza sığınarak yazınızın bir yerine katılmıyorum: yemek bence o ülkenin en güzel kültür göstergelerinden biri. Ben demiyorum ki Şanzelize’de xyz restoranından mutlaka antrikot yenmeli fakat La Duree makaron örneğinize üzülerek katılmadığımı belirtmek istiyorum. La düre de yemeyin ama Paris’e gitmişken makaron, krep yiyin bence (: Ya da soğan çorbası için uygun fiyatlı sunan restoranlarda.. Çünkü gezmek sadece bir yeri görmekten ibaret değildir aynı zamanda her açıdan kültürünü öğrenmek, belki benimsemek ve ilerisi bir gün oranın yerlisi olabileceğin düşüncesinden hareketle X şehrinin senin evin dahi olabileceği hayalini kurmaktır bana göre.. :) Sağlıcakla kalın yazılarınız bir harika, bu konuya değindiğiniz için tekrar teşekkürler (:

    • betuladak diyor ki:

      Biraz yanlış anlattım sanırım o kısmını. Tabiki bizde elimizden geldiğince oranın meşhur tatlarını denemeye çalışıyoruz. Makaronu mesela Ressamlar Tepesi’nden aldık ve oraya kadar gitmişken tadına baktık. Ara sokaklarında doyasıya gezdik.Paris’ten kendime ceket bile aldım. Hem de burda çok isteyipte almak nasip olmayan kadife bir ceket.Benim kast ettiğim gidip orda gurme kesilecek halim yok onu kast ettim. Yurt içinde gezerken emekli olunca neresi iyi olur derken yurtdışında gezince acaba burda yaşanır mı ya döndü düşünceler. Bu yazı bir dolum sürecinden sonra oluştu. Bende içimi bu şekilde dönebiliyorum. Yorumunuz için çok teşekkürler. Yorumlar benim için çok değerli. Sayfaya pek yorum yazilmayinca ben kendimi değerlendirmekte zorlanıyorum. Çok teşekkürler.

      • Dorie diyor ki:

        Neal-no stretch, your little group opposes everything! Educational value-hmmm, does paiarciptting in sports and music add to the educational experience Neal??When a group or individual is offering a gift to the school district, there is no need for a vote.Your moderator will an things that are against your core beliefs of opposing everything.If you believe its a great school district then why not doing something positive for it.

  2. Imran altin diyor ki:

    Betul hanim yaziniza katiliyorum harika olmus .Yaziniz benim dusuncelerimin yasadiklarimin tercumani olmus.Bazi insanlar baskalarinin hayatina burunlarini sokmasini cok seviyor.Cogu zaman kiskanclik ,isdememezlik ,cekememezlik,bilgisizlikle karsilasiyoruz.Ama gezmeye bana iyi enerji veren,ve dunyanin guzel yerlerini yurt ici yurt disi kesfetmeye devam diyorum,tabiki firsatlar el verdikce insallah.Gezmek benim yasama sevincimi arttiriyor.Daha guzel geziler ve bizi seven positiv insanlalarla birlikde olmak umidiyle saygiyla Imran

    • betuladak diyor ki:

      Benimle aynı düşünceleri paylaşanların olduğunu bilmek çok güzel. Ben bildiğim yolda yürümeye devam edeceğim. Isteyen kınasın isteyen konuşsun. Gabi etkileniyorum ama bildiğimden de şaşmıyorum. Yaş ve yaşanılanlar insanda farklı yollar çizmeyi gerektirebiliyor. Ben çok geziyorum diye konuşanlara inat bu siteyi kurdum ve daha da çok gezmeye çalışarak kınamalarına layık olmaya çalışıyorum :) Imran hanım. Bursa’ya beklerim. Bir gün Gezgin Coğrafyacı günü yapacağım günde gelecek inşallah.

  3. Jonetta diyor ki:

    I can already tell that’s gonna be super helpful.

  4. Esin diyor ki:

    Canım arkadasim oncelikle dogaya ve yeni yerleşkelere ne kadar ilgili oldugunu bilen meslektasın olarak seni iyi taniyorum. Ayrica yeni yeni yerler görebilmek ve tüm bu güzellikleri bizlerle paylasabilmek icin ne kadar fedakarlik ettigini yine iyi biliyorum ve seni takdir ediyorum. Bazi insanlarin seni üzmeye calismasini hic kaale alma, bilgakus meyve veren agac taslanir. Uzaktan ahkam kesmek cok kolay birak konusan konussun, kedi uzanamadigi cigere mındar dermis. Allah yolunu acik etsin arkadasim, yeni cikacagin turunda ve alin terinle biriktirdigin bütcenle sana ve katilan tum arkadaslara hayirli yolculuklar dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir