ZOR BİR GÜNÜN ARDINDAN

BUĞRA’NIN ARDINDAN
Bu yazıyı çok zor bir günün gecesinde yazıyorum. Duygularımı anlatmak mümkün değil ama içimde kalacağına paylaşmak istedim.
Bugün çocukluk arkadaşım , Canım DOSTUM un oğlu Buğra’yı kaybettik. Dualar istemiştim sizlerden. Ameliyata girerken. Ama ömrü bu kadarmış. 6 aylıktı.Yarın cenazesi kaldırılacak. Canım dostumu bırakıp eve dönünce bu satırları yazmaya başladım.

Hayat çok kısa ve biz bir Dünya telaşına kapılmışız hiç acı yaşamayacakmışız gibi geliyor. Ama hayat o acı yüzünü soğuk bir şekilde size hiç beklemediğiniz bir anda gösteriyor. Bu acılar insanı daha farklı düşünmeye sevk ediyor. İşte ben o duyguları paylaşmak için yazmaya başladım.
Hayat bu kadar kısa ve güzelken niye biz birbirimize Dünyayı zindan ediyoruz ki? Niye güzelce anlaşmak varken birbirimizi kırıyoruz ki? Birbirimize üstünlük taslamaya çalışıyoruz ki? Laf sokupta aşağılayıpta elimize ne geçiyor. Bugün bir daha anladım hayat çok boş. Herkes hayatı toz pembe yaşamıyor. Dünya’da ne acılar yaşanıyor.
 Dante gibi yolun yarısını geçince zaten hayat felsefem değişmeye başlamıştı bu değişim sürekli devam ediyor benim hayatımda.  Artık eskisi gibi insanları takmamaya çalışıyorum. Hala tam olarak başardığım söylenemese de bunu aza indirgemem bile bir başarıdır. Çünkü benim kafaya taktığım insanlar benim zor günümde yanımda mı ? HAYIR. EEE o zaman ben onları niye kafama takıpta kendimi üzeyim. Bu bloğu yapmam bile bir adımdı aslında. Ben doğal bir insanım .Sonuna kadar da doğal biri olarak kalmaya devam edeceğim. Bu benim yapım değiştiremem ki. Ben sınıfta kahkaha ile de gülerim hüngür hüngür de ağlarım. Ben bir İNSANIM. Taştan yapılmış bir varlık değilim.
AAA olur mu güçlü durmam lazım kimse ağladığımı görmesin aman diyen bir tip değilim. Zaten öğrencilerim de bunu çok iyi bilir. Bu hafta zaten birebir şahit oldular. Bir öğrencimiz tam sınav esnasında bayıldı ve nöbet geçirdi. Öğrenciyi tanımıyordum bile. Ama annelik iç güdüsü ağır basıyor. 112 aradım. Telefonda sesimden anladı ve beni sakinleştirmeye çalıştı. Sonra ben orda ki arkadaşa bırakıp sınava geri döndüm. Tabi gözlerden yaşlar akarken sınav kağıtlarını dağıttım. Bugün de bir öğrenci bayıldı. Ben de koştura koştura yanına gitmeye çalışırken öğrenciler aman hocam siz gitmeyin şimdi dayanamazsınız filan dediler. Beni tanımayan öğrenciler demek görmüşler o gün beni. Bugün aynısı olmadı daha metanetli davrandım. Demek durumun vehametine göre değişiyor.
Eski ve yeni öğrencilerimden kimler okuyorsa ne demek istediğimi çok iyi anlamışlardır. Ben DOĞAL bir insanım. Öğrencilerimle lodosta rüzgara karşı savaş verip fotoğrafta çekinirim onları evime davet edip onlarla sarma da sararım. Ben benden bir şey kaybetmem. AA öğrenci ile bu kadar samimiyet hiç iyi değil. Bir sınır olmalı diyenlere inat ben daha da samimi olacağım. Keşke benim öğretmenlerimde bizimle çok ilgilenseydi. Keşke her öğrencinin elinden tutabilsek de onlar daha başarılı yerlere gelebilseler. Ben ders esnasında ileride başlarına gelebilecek olumsuzlukları anlatırken aman hocam ne karamsarsınız hep mi kötü şeyler var diyenler daha sonra telefon açıp hakkınızı helal edin diyorlar. Biz sizin anlattıklarınızın kıymetini bilememişiz diyorlar.
Bu bloğu ben niye yaptım. Öğrencilerime Coğrafyayı daha çok sevdirebilir miyim acaba ,ayrıca çocukla gezen insanlara düşman olanlara inat çocukla da gezilebileceğini göstermek için yaptım.
Bugün bir daha anladım ki sağlam uyanabildiğimiz her gün için Allah’a binlerce şükür etmemiz gerekiyormuş. Ama biz bunu nankörlük yapıp  yapmıyoruz. Hep olumsuzlukları görüyoruz. İnsanlar hep bir birini küçük düşürme peşinde. Şurdan da belirteyim içimi dökmüşken şu maddi şeyleri bir kenara bırakın maddi güçle birbirine hava satmayı bir kenara bırakın. Öldüğümüz zaman ne kadar paramız olduğu değil ne kadar iyilik yaptığımız önemli olacak.
Yarın daha da zor bir gün bekliyor.Buğra’yı defnedeceğiz.Gözyaşlarımız dinmek bilmiyor.
Allah Canım Dostuma sabır versin dayanma gücü versin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir