ÇOCUĞUM KİME EMANET?

                                             ÇOCUĞUM KİME EMANET

Bir tarafta ‘ailenin bir parçası haline gelen bakıcı teyzeler’, diğer tarafta ise olumsuz bakıcı olayları… Hal böyle olunca aileye, bakıcı seçimi konusunda dikkatli davranmak düşüyor.

Annenin de çalıştığı bir ailede bakıcı bulma süreci çocukla ilgili en kritik aşamalardan biridir. Eğer bebeğin ‘güvenle’ bırakılabileceği bir eş, dost ya da akraba varsa ne âlâ. Ancak yoksa aile için zorlu bir süreç başlar. Zira ‘emaneti başkasına emanet etmek’ başlı başına zor bir durumken, bir de çocuk bakmada ehil kişi bulma süreci ebeveynler için kâbusa dönüşebiliyor. ‘Bulduğumuz kişi, acaba çocuğumuza iyi bakabilir mi?’, ‘Kötü davranır mı?’, ‘Doğru örnek olur mu?’, ‘Çocuğumuzu sevebilir mi?’ ya da ‘Çocuğumuz onu sever mi?’ kaygıları bu sürece eşlik eder. Her ne kadar bu durum ‘mükemmeliyetçi ebeveyn yaklaşımı’ gibi görünse de uzmanlar açısından da asgari düzeyde bu sorulara olumlu cevap verebilecek kişinin bakıcı olarak seçilmesi gerekiyor. Pedagog Ayla Aktürk Çetin, bakıcı seçiminin doğru yapılmasının çocuğun güvenli bağlanabilmesi için hayati önem taşıdığını söylüyor. Çünkü güvenli bağlanmanın sağlıklı gelişmediği çocuklarda ‘çocuk depresyonu’, davranış bozukluğu ve güven sorunu gibi problemler yaşanıyor.
Peki, çocuğu bakıcıya emanet etmek için en uygun zaman dilimi hangisi? Bakıcı ararken nelere dikkat etmeli? Bakıcı, çocuğa kötü muamelede bulunuyorsa bu nasıl anlaşılır? Bir Müslüman’ın her konuda olduğu gibi bu konuda da Allah’a tevekkül etmesi gerekir. Ancak tedbir almak da tevekkül etmenin ön kaidesidir. Bu nedenle yukarıdaki sorulara cevap bulmak oldukça önemli.
Ne zaman bakıcıya bırakmak gerekir?
Çocuk gelişiminde ilk üç yaş en önemli zaman dilimidir. Altıncı aydan itibaren yabancıları ayırt edebilen bebek için artık ‘ayrılık kaygısı’ başlar. Bu süreçte annesiyle uzun süreli ayrılık yaşayan bebeğin, anneye karşı hissettiği ‘güvenli bağlanma’ duygusu zedelenir. Güvenli bağlanmanın sağlıklı gelişmediği çocuklar saldırgan, hırçın, istekleri bitmeyen ve kendisine verilen hiçbir şeyden tatmin olmayan özellikler sergileyebilir. İlk üç yaşa kadar bunun gibi pek çok kritik süreç bulunduğunu söyleyen Pedagog Ayla Aktürk Çetin, annenin bu süreçte çalışması gerekmiyorsa çocuğunun yanında olmasının önemine değiniyor. Çetin, “Eğer anne ilk üç yıldan önce işe başlamak zorunda ise en azından ilk bir yıl bebeğiyle birlikte geçirmeli.” diyor.
Emanetin konusu çocuk olduğunda endişelere söz geçirmek kolay olmaz. Özellikle de etrafımızdan duyduğumuz olumsuz bakıcı olayları zihnimizde yankılanırken… Ama olumlu örnekler de yok değil. Ümitvar olmak adına ‘ailenin bir parçası’ haline gelen bakıcıları da unutmamak gerekir. Örneğin elli bir yaşındaki Nezaket Hanım. On altı yılda sekiz çocuğa bakmış Nezaket teyze. Onları kendi çocukları gibi gördüğünü ‘Benim üç değil, on bir çocuğum var.’ sözleriyle ifade eden Nezaket Hanım, hepsiyle halen görüşüyormuş. Baktığı çocukların aileleriyle akraba gibi olmuşlar. Neredeyse her Anneler Günü’nde hemen hepsi onun da Anneler Günü’nü kutlarlarmış. Nezaket Hanım ise baktığı sekiz çocuğun başarı haberlerini öğrendiğinde gururlandığını ifade ediyor.
Her birimizin çocuğumuza bakacak kişiye ilişkin beklentileri farklı olabilir. Bununla birlikte ‘çocuk bakmak’ sorumluluğu üstlenecek kişide aranması gereken standart özellikler de söz konusu. Pedagog Ayla Aktürk Çetin, çocuğumuza bakacak kişinin şefkatli, sabırlı, dürüst, çocukları seven, ahlaklı olması gerektiğini savunuyor. Bununla birlikte çocuğa gereken titizlikle davranması adına yaşının, deneyiminin, aile yapısının, sağlık ve eğitim durumunun da dikkate alınmasını vurguluyor. Çelik’e göre sürekli bakıcı değişikliği iyi değil. Çocuğun her bir bakıcının tarzına alışmaya çalışması zor olacağı gibi alıştıktan sonra bakıcıyla ayrılması güven duygusu da yıpratıyor. Bu nedenle aranan özelliklere en yakın kişiyi bulmak zaman alsa da acele karar vermemek gerekir. Bunun için de işe dönmeden bir iki ay öncesinde aramalara başlamak daha doğru olur. Bulunan adayların güvenilir olup olmadığını anlamak için ise referansı olmasına dikkat etmekte fayda var. Ayrıca bakıcı adayının ailesiyle tanışmak, yaşadığı yeri ve şartlarını görmek de izlenim edinmeyi sağlar. Bulduktan sonra ise bakıcının iki-üç hafta kadar bebeğin bakım sürecine anneyle beraber katılması iyi olabilir. Böylece bebek ile bakıcının birbirine alışması kolaylaşır. Ayrıca çocuğun uyku, beslenme saatleri ve dikkat etmesi istenen konuları anlatmanın yanı sıra yazılı olarak vermek iki taraf açısından da kolaylıklar sunar.
Bakıcının çocuğa iyi baktığından nasıl emin olunur?
Bakıcı seçimi kadar sonraki süreç de oldukça önemli. Çünkü bazen çocuğun bakımında dikkat edilmesini istediğiniz hususlar ilerleyen zamanlarda göz ardı edilebiliyor. Örneğin çocuğunuza yalnızca belirli bir süre televizyon izletebileceğini ya da hiç izletemeyeceğini söylemenize rağmen, zamanla bu kural çiğnenebiliyor. Bu nedenle bakıcının tutumunun yansımalarını çocuk üzerinden gözlemlemekte fayda var. Devamlı televizyon karşısında bırakılan, şiddet gören veya kendisiyle hiç oynanmayan çocuklarda davranış sorunları, dil gelişiminde gecikme gibi anormallikler baş gösterir. Çocuğunuzun bakıcıya yaklaşımına bakarak da bakıcıyla ilgili bir problem olup olmadığı anlaşılabilir. Çocuk, anne-babası yanındayken bakıcıya tepkili davranabilir. Ancak bakıcıyla yalnız kaldıklarında da tepkili ise bir problem olabilir. Bunu gözlemlemek için ise eve kamera takılabilir. Bu sayede hem çocuğun gün içinde nasıl vakit geçirdiği gözlemlenmiş olur hem de bakıcının çocuğa davranışlarının ‘her zaman’ özenli olması sağlanır. Ancak etik davranmak adına evde kamera olduğunu bakıcının bilmesi daha isabetli olur. m.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir